MTK varsayımları

Item Response Theory olarak bilinen ve Türkçe’mize Madde Tepki Kuramı (MTK) olarak çevrilen modern test teorisi bir çok ülkede başlıca test uygulamalarında kullanılmaktadır. Her ne kadar ülkemizdeki geniş ölçekli ölçme değerlendirme işlemleri halen Klasik Test Teorisi (KTT; toplam puanlar üzerinden) kullanılarak gerçekleştirilse de madde bazında analize izin veren madde tepki kuramını kullanan makale, tez ve projelere ülkemizde rastlamak mümkündür. Son yıllarda ölçme ve değerlendirme alanında yapılan tezlerin çoğunluğu MTK ve türevlerine odaklanmış bulunmaktadır. Madde Tepki Kuramının Klasik Test Teorisi ile karşılaştırıldığı bir çok çalışmaya alanyazında rastlamak mümkündür. KTT’ye nazaran MTK’nın test analizlerinde sunduğu avantajların en başında analizleri toplam puanlar üzerinde yapmak yerine madde boyutunda yapma imkanı sunması sayılabilir. MTK’nın sunduğu başka bir avantaj da değişmezlik (invariance) özelliğidir. Klasik test teorisinde yani toplam puan üzerinden yapılan analizlerde kolay bir sınavı alan grubun ortalaması yüksek çıkabilirken aynı grup zor bir sınavı aldığında grubun başarı ortalaması düşük çıkabilmektedir. Aynı şekilde çok yetenekli bir grupta bir sınav kolay olarak görünebilirken çok düşük seviyeli bir grubun cevaplarına göre bir sınavı zor kabul etmek de pek mümkün olabilmektedir. MTK’daki invariance özelliği bir teste ait maddelerin güçlük ve ayırt edicilik gibi değerlerinin testi alan gruptan bağımsız olabileceğini söylemektedir. Bu özelliğe göre bir sınavı hangi düzeyde bir grup alırsa alsın madde özellikleri değişmezlik gösterecektir. Aynı şekilde bir testi alan kişilere ait yetenek seviyeleri de teste ait madde özelliklerinden bağımsız olacaktır. MTK’nın iddia ettiği avantajları sağlıklı bir şekilde sunabilmesi için bazı varsayımların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu varsayımların başında ölçülen örtük özelliğin boyutsallığı (dimensionality) gelmektedir. Geleneksel tek boyutlu MTK modelleri test aracının tek boyutlu olduğunu varsaymaktadır. Tek boyutluluk ölçme aracının sadece tek bir özelliği (örneğin sadece matematik bilgisini) ölçtüğünün varsayılmasıdır. Bu varsayım ele alınan modele (tek boyutlu vs. çok boyutlu) göre değişiklik gösterebilir. İkinci varsayım yerel bağımsızlık (local independence) varsayımıdır. Bir öğrencinin bir maddeyi doğru cevaplama olasılığının testteki diğer maddelerden etkilenmemesi yani bağımsız olmasıdır. Teknik olarak yerel bağımsızlık aynı yetenek düzeyine sahip öğrenciler için maddelerin birbirleriyle ilişkili olmama durumu şeklinde açıklanabilir. MTK’nın diğer bir varsayımı da madde karakteristik eğrisinin fonksiyonel şekli ile ilişkilidir. MTK modellerinin çoğu normal ogive şekline dayanmaktadır. Lojistik ogive (eğri) normal ogive fonksiyonuna göre çalışılması daha kolay olduğu için sıklıkla tercih edilir ve MTK modelleri tahmin ettiği parametre sayısına göre tek parametreli (madde güçlüğü) lojistik MTK, iki parametreli (madde güçlüğü ve ayırt ediciliği) lojistik MTK ve üç parametreli (madde güçlüğü, ayırt ediciliğive tahmin parametreleri) lojistik MTK şeklinde isimlendirmeler alır.

Not: Türkiye’de MTK’nın varsayımları arasında normal dağılım varsayımının da bulunduğu belirten tezler bulunsa da normal dağılımın MTK’ya değil bazı kestirim yöntemlerine has bir özellik olduğunu söylemek de fayda var.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: